şifalı bitkiler

Balık ve balık yağı, alerjik hastalıklardan koruyor

Orzaks Medikal Direktörü İç Hastalıkları Uzmanı Dr . Lütfi Hocaoğlu , omega 3 istikametinden zengin meydana iştirak eden balığın alerjik hastalıklara ve astıma rağmen savunduğunu ifade etti .

Zeka gelişimi , kalp damar sıhhati , bağışıklık sistemi ve çok kronik hastalığın rehabilitasyonunda mühim oyun oynayan omega 3 yağ asitleri , alerjik hastalıkların önlenmesinde mühim oyun oynuyor . Ilgisiz sularda yetişen balıklarda ek olarak bulunan Omega 3 , bağışıklık sistemini destekleyerek enbaşta astım olmak üzere alerjik hastalıkların ( besin alerjisi , atopik dermatit ) anneden bebeğe geçişini engelliyor . Alerjik hastalıklar ve beslenme ilişkisi üst kısmına bir izah yapan Orzaks Medikal Direktörü İç Hastalıkları Uzmanı Dr . Lütfi Hocaoğlu , hamileyken omega 3 istikametinden zengin gıdalar tüketen ve omega 3 dayanak mahsulleri kullanan annelerin çocuklarında alerjik rahatsızlık riskinin daha düşük olduğuna uyarı çekti . Kadın adaylarının hamilelikleri boyunca tükettikleri omega 3 istikametinden zengin gıdalarla bebeklerinde alerjik rahatsızlık ve astım gelişme rizikosu aralarında ilişki olduğunu kaydeden Dr . Hocaoğlu , ” Gebelik çağında bilhassa omega 3 istikametinden zengin balık tüketen ve dayanak mahsulleri kullanan astımlı annelerin bebeklerinde astım ve alerjik rahatsızlık rizikosu yüksek oranda azalıyor . Özelikle ton balığı , uskumru ve hamsi benzeri yağlı balıkların mağlup olması ve omega 3 yağ asitlerini zengin oranda barındıran balık yağlarının tüketimi , kadın adayları amaçlı büyük önem taşıyor . Kadın adaylarının haftada en az 2 kere temiz sularda avlanmış balıkları yemeleri ya da eczanelerde satılan omega 3 dayanak mahsulleri tüketmeleri gerekmektedir . Çünkü edinilen omega 3 ölçüsü arttıkça çocuktaki alerjik hastalıklara yakalanma rizikosu de bunun için paralel olarak azalıyor ” diye konuştu .

Balık etini kımetli kılan unsurun yüksek kalifiye protein ve öbür besinlerin yanında omega 3 yağ asitleri içermesinden kaynaklandığını bahseden Dr . Lütfi Hocaoğlu şunları söyledi:

” Ton balığı ve somon benzeri ilgisiz sularda hayatını sürdüren balıklar bu bakımdan daha değerlidirler . Omega 3 yağ asitleri , irin önleyici tesire sahipler . Astım da alerjik iltihaplı bir rahatsızlık meydana geldiği amaçlı omega 3 yağ asitleri bronşlarda inflamasyon ( irin ) oluşumunu , buna bağlı olarak da astımın meydana çıkmasını önlüyor . Ancak ülkemizde bu çeşit balıkların taz eolarak tüketimi az olmaktadır . Bununla Birlikte balıkların içerebileceği zor metal riskinden nazaran temiz sulardan avlanan balıklar seçim edilmelidir . Bu nedenlerden nazaran kadın adayları eczanelerde satılan , kaynağına güvenilir omega 3 dayanak mahsulleri kullanabilirler . ”

Dr . Lütfi Hocaoğlu , kıtır balık mahaline derin dondurucularda saklanan işlenmiş balık yiyen annelerin bebeklerinde ise astım riskinin daha yüksek olduğuna uyarı çekti . Derin dondurucularda saklanan işlenmiş balıkların omega 6 yağ asitleri içerdiğini ifade eden Dr . Hocaoğlu , ” Omega 6 yağ asitleri rastgele bir irin önleyici tesire sahip olmadıkları benzeri iltihabın ilerlemesine bile ne nedenle olabiliyorlar ” diye sohbet etti .

Etiketler:

Kaş Kalınlaştırma Yöntemleri?

Bir kadının bakışlarının çarpıcı olmasını sağlayan kuşkusuz ki kaşlarıdır. Üzgün, masum, sevinçli, sinirli, hırçın vb. ifadeleri yansıtmanızı kaşlarınız sağlar. Son dönemlerin modası ve basit basit da vazgeçilmeyecek olan kalın kaşlar sizin hem daha doğal hem de daha genç görünmenize yardımcı oluyor. Peki şimdiye kadar kaşlarınızı yay gibi incecik aldınız ve bu yoldan dönmek için çözümler mi arıyorsunuz? Cevabı bizde. Gür ve kalın kaşlara kavuşmak aslında zor değil. Tek yapmanız gereken sabırlı olmanız ve size anlatacağımız teknikleri derli toplu olarak uygulamanız.
Öncelikle kaşlarınızın kalın ve gür olması için günlük hayatta dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Günde 8 bardak su içmelisiniz.
Bol lif içeren sebzeler tüketmelisiniz.
Kaşlarınıza sıcak ağda veya cımbız kullanmamalısınız.
A, C, B3 ve E vitaminini derli toplu olarak almanız gerekiyor.
Sarımsak İle Kaş Kalınlaştırma Yöntemi
Kaşların kalınlaşmasını ve gürleşmesini sağlayan en etkili teknik sarımsaktır. Öncelikle kullanmadığınız bir diş fırçası sayesinde kaşlarınızın çıkış yönüne doğru masaj yapıp, kaş diplerini biraz kızartıyorsunuz. Bu prosedür maskenin daha etkili olmasını sağlar. 1 veya 2 diş sarımsağı havanda ezdikten sonra biraz zeytinyağı ile krem haline getirerek kaşlarınıza maske gibi uyguluyorsunuz. Yarım saat bekledikten sonra yıkayıp sabunlayabilirsiniz. Bu uygulamada gözleriniz çok yandığı için sırtüstü pozisyonda biraz şekerleme yapmak hiç fena fikir değil. Bu maskeyi haftada 1 kez yapabilirsiniz.
Maske ile uğraşmak biraz eziyet gelmiş olabilir ancak en etkili tekniğin bu olduğunu yeniden hatırlatalım. Sarımsak ile ilgili diğer bir teknik ise 1 diş sarımsağı ikiye bölün. Yarısını sol kaşınız, yarısını sağ kaşınız için kullanacaksanız. Sarımsağın iç kısımlarını kaşlarınızın çıkış yönüne sürerek masaj yapıyorsunuz. Sarımsağı kaşınıza sürerken iyice bastırarak içindeki suyun da çıkıp bölgeye nüfus etmesini sağlamalısınız. Daha sonra az miktar zeytinyağını cezvede ısıtarak kaşlarınıza kulak temizleme çubuğuyla sürüyorsunuz. Bu prosedürü her gece yatmadan önce yapmalısınız. Sabah kalktığınızda kaşlarınızı sabunla yıkayın. Sarımsak kokusundan çok rahatsız oluyorsanız sarımsak yağı ile zeytinyağını karıştırarak da aynı prosedürü yapabilirsiniz.
Bitkisel Yağlarla Kaş Kalınlaştırma Yöntemi
Kulak temizleme çubuğu veya parmaklarınız sayesinde zeytinyağı, hint yağı, fındık yağı, badem yağı, çörek otu yağı veya E vitamini yağı ile günde iki kez uygulama yaparsanız kaşlarınız hem uzayacak hem de gürleşecektir. Bu yağlar kaş köklerini güçlendirir ve uzamasını hızlandırır. Kaşlara bitkisel yağ uygularken hangi yağı kullandığınız oldukça önemlidir. Çünkü bazı yağlar kaş köklerinim incelmesine ve kaşların dökülmesine neden olur.
Nemlendirici İle Kaşları Kalınlaştırma Yöntemi
Kaşların kalınlaşması için üretilen nemlemdiriciler piyasada mecvuttur. Bu tür nemlendiricilerden alabilir veya kendi yağlı bir nemlendiricinizi kullanabilmeniz mümkün. Her gece yatmadan önce nemlendiricinizi kaşlarınıza sürün. Bir süre sonra kaşlarınızı çıktığını farkedeceksiniz.
Fındık İle Kaşları Kalınlaştırma Yöntemi
1 adet fındığı ikiye kırarak tavada ısıtın. Isınan fındığın bir yarısını sol kaşınıza diğer yarısını sağ kaşınıza masaj yaparak kaşların çıkış yönüne doğru sürün. Fındığı ısıtarak uygulanan bu teknik de kaşlar için son derece yararlıdır.
Vazelin İle Kaşları Kalınlaştırma Yöntemi
Bitkisel yağlarda olduğu gibi vazelini de aynı biçimde uygulayabilirsiniz. Vazelin, kaşları kalınlaştırma ve gürleştirme özelliğini sunantir.
Şimdiye kadar anlattığımız doğal teknikler kaşlarınızın kalıcı olarak kalınlaşmasını sağlayan ama uzun süre uygulanması gereken tekniklerdir. Bir de basit ve geçici çözümler vardır.
Makyaj Teknikleri İle Kaş Kalınlaştırma Yöntemi
Kadınların en fazla tercih ettiği teknikler biridir. Makyajınızı bitirdikten sonra son prosedür olarak kaşlarınızı doldurabilirsiniz. Kendi yüz biçiminize makul olan bir kaş modeli seçmeniz gerekiyor. Kaş kalemleri, kaş farları veya kaş rimelleri ile hoş bakışlara kavuşabilirsiniz. Tabi ki bu geçici bir teknikdir.
Kaş Kontürü İle Kaş Kalınlaştırma Yöntemi
Bu teknik doğallığı seven bayanların tercih edebileceği bir teknik değildir. Ancak hiç kaşı olmayan kadınlar tercih edebilirler. Bu teknikde kaşlar olmasından daha koyu ve çevresi yapay olduğu için belirgin bir biçimde ortaya çıkar.

Etiketler: , ,

El ve Tırnak Bakımı

El ve Tırnak Bakımı

Güzel ve bakımlı eller yalnızca şahsın kendisini güzel hissetmesini sağlamakla kalmayıp başkalarında da o kişiye karşı sempati uyandırır. Ama sürekli olarak olarak bir birşeyler yıkamak(bilhassa daire işlerinde) elleri ve tırnakları hırpalar. Deri çatlar, sertleşir ve naturel asidik örtüsü tahrip olur . Sürekli Olarak uygulanan el banyoları ve kompresler, yıpranmış ellerin bizzat kendilerini yenileyebilmeleri amaçlı gerek durumda olan bir bakım yöntemidir.
Tırnaklarınıza Özel

Tırnaklarınızın etli kısmı az ise yani sıfır kesildiği gün ince uzunca değilse arkadan bakıldığında birkaç milim gözükecek dolayında uzatın, olası olduğu dolayında ince uzunca görünmelerine çalışın ek olarak tırnaklarınız pekçok genişçe değilse sürdüğünüz ojenin kapatıcı yani saydam olmayan bir renk olmasına dikkat edin . Oje rengi konusunda oldukça çok seçeneğiniz var. Büyük Ihtimalle kırmızı,pembe ve beyaz tonları ek olarak pekçok kullanılmasına nazaran, lacivert, mor, yeşil, bordo kadar alışılmamış renkler pekçok trend. Ek Olarak pekçok gençlerin seçim ettiği bu renkleri çok uçuk bulsanız dahi koyu bir bordoyu veya koyu bir kahverengini her yaştaki hanımlar kullanabilir. Tam Anlamıyla ülkemizde çok yaygınlaşmamış olsa da cesaretiniz ve yeteneğiniz varsa ojenin üste desenler yapmayı, küçük boncuklarla veya ince parlak şeritlerle süslemeyi deneyebilirsiniz.

Etiketler: , ,

Cilde İyi Gelen Vitaminler

Cilde İyi Gelen Vitaminler
Vitaminler , güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak için oldukça önemlidir . Bu sebeple cilt bakım ürünlerinin büyük çoğunluğunda yüksek miktarda vitaminlerin yer aldığı görülür . Bununla birlikte , bu vitaminleri yiyeceklerinizden kazanmanız daha önemlidir . Bu yazımızda cildiniz için gerekli meydana gelen vitaminleri ve bu vitaminleri günlük beslenme düzeninize dahil etmenin yollarını sizinle paylaşacağız .

A Vitamini

Eğer cildiniz pul pul ve çok kuru ise bu yeterince A Vitamini almadığınız anlamına gelebilir . Ayrıca akne problemi yaşayan kişilerin de A Vitamini almaları ya da içeriğinde A Vitamini meydana gelen ürünleri kullanmaları tavsiye edilir . Dokuların yenilenmesine dayanak olduğu bilindiği için ciltte oluşan hasarların ve yaraların tedavisinde de A Vitamini alımı önemlidir .
A Vitamini ayrıca mükemmel bir anti – aging takviyesidir . Ciltteki ince çizgileri , kırışıklıkları , donukluğu ve diğer yaşlanma semptomlarını uzak tutmak istiyorsanız A Vitamini size yardımcı olacaktır . Yumurta , süt , tereyağı , peynir , yeşil sebzeler , ıspanak , lahana , portakal , kayısı ve havuç mükemmel A Vitamini kaynaklarından sadece birkaç tanesidir .
E Vitamini sağlıklı bir cilt için gerekli meydana gelen vitaminlerden belki de en çok bilinenidir . Bunun sebebi ise E Vitamini’nin vücutta yer alan serbest radikallerle savaşmaya yardım eden bir antioksidan olmasıdır . Serbest radikaller sigara ya da kirlilik sonucu oluşabilmektedir ve serbest radikaller cildin erken yaşlanmasının ana sebeplerindendir . Sonuç olarak , E Vitamini önemli bir anti – aging besini olabilir . Yaşlılık lekeleri , kırışıklıklar ve ince çizgiler E Vitamini bakımından zengin ürünlerin uygulanması ile azalabilir . Zeytin , zeytinyağı , yer fıstığı , badem , balıkyağı , fındık , ceviz ve ay çekirdeği E Vitamini kaynaklarından bazılarıdır .

C Vitamini

E Vitamini gibi C Vitamini de etkili bir antioksidandır . Bu da C Vitamini’nin cilt yaşlanması ile başa çıkmanızda size yardımcı olacağı anlamına gelmektedir . C Vitamini ayrıca cildinizdeki kollajen üretimini harekete geçirir . Kollajen ise cildinizin elastik olması ile görevli bir proteindir . Bu sebeple şayet pürüzsüz ve genç bir cilde sahip olmak isterseniz C Vitamini size yardımcı olacaktır . Birçok meyve iyi bir C Vitamini kaynağıdır ve bu sebeple meyveleri günlük beslenme rutininize ilave etmenizde fayda vardır . Brokoli , domates , karnabahar , bürüksel lahanası ve salatalık da aynı zamanda iyi bir C Vitamini kaynağıdır .

B Vitaminleri

Sağlıklı bir cilde sahip olabilmek için B Vitaminleri de günlük beslenme rutininize eklenmelidir . Bu vitaminlere örnek olarak verilebilecek B1 Vitamini vücuttaki dolaşımı arttırır ve cildinize belirgin bir parlaklık kazandırır . Şayet doğum kontrol hapı kullanıyorsanız B1 Vitamini eksikliği riskiniz olabilir . Yumurta sarısı ve kuru üzüm önemli B1 Vitamini kaynaklarındandır .
Bunun yanı sıra; B3 Vitamini cildin nem tutma yeteneğini muhafaza edip kırışık oluşumunu önlerken , B9 Vitamini de hücre yenilenme özelliğini harekete geçirir . Kırmızı et ve balık B3 Vitamini kaynağı iken , yeşil yapraklı sebzeler , badem , fıstık ve fındık da B9 Vitamini kaynağıdır .

D Vitamini

D Vitamini’nin bilinen en önemli faydası kalsiyum emilimi ile ilgilidir , ancak bu vitaminin faydaları sadece kemik sağlığı ile sınırlı değildir . D Vitamini’nin sedef hastalığının tedavisine yardımcı olduğu bulunmuştur .

K Vitamini

K Vitamini birçok cilt kreminde bulunur ve bazı cilt problemlerinin tedavisine yardımcı olur . Doktorlar yeni operasyon olmuş hastalarda sıklıkla K Vitamini içeren kremler kullanmaktadır . K Vitamini vücuttaki kanın pıhtılaşma sürecinde yardımcı görevi görerek operasyon sırasında zedelenmiş bölgelerin iyileşmesine dayanak olur . K Vitamini içeren kremlerin ayrıca yara izlerinin , çirkin görünümlü tahrişlerin ve gözaltlarındaki koyu renk halkaların tedavisinde yardımcı olduğu bilinmektedir .

Bunları Biliyor Muydunuz?

• ” Centers for Disease Control and Prevetion ” a göre cilt kanseri Amerika’da en sık karşılaşılan kanser türlerinden birisidir . C ve E Vitaminleri’nin cildi güneşin tesirlerine karşı korumada önemli rolü vardır ve bu vitaminlerin eksikliği cilt kanseri de dahil olmak üzere cilt hasarları riskini arttırır .

• C Vitamini eksikliği İskorbüt Hastalığı’na yol açabilir .

• Şayet gözaltındaki koyu renk halkalardan kurtulmak için bir ürün arıyorsanız büyük ihtimalle içerisinde K Vitamini meydana gelen ürünlerle karşılaşacaksınız .

• B1 Vitamini sağlıklı cilt , saç , kaslar ve beyin için gereklidir .

• B2 Vitamini sağlıklı cilt , saç , kan ve beyin için gereklidir .

• Nemlendirici , bakım maskeleri ve serumların içerisinde çeşitli vitaminler yer almaktadır . Her bir vitaminin cilde farklı faydaları vardır ve bu sebeple de hangi ürünü seçeceğiniz oldukça önemlidir . Akne oluşumunu önleyen , kırışıklıkları azaltan ya da yaşlanmayı yavaşlatan ürünlerden hangisini seçmeniz gerektiği tamamen probleminize yönelik olmalıdır .

• Yukarıda belirtilenler sadece öneri niteliğinde olup çeşitli cilt problemlerine karşı uzmanlara danışmakta fayda vardır . Aynı şekilde cilt bakım ürünlerini satın alırken de uzman tekliflerine kulak vermek gerekmektedir . Kafamıza göre ürün seçmemiz durumunda hem gereksiz yere para harcamış , hem de cildimize fayda sağlayalım derken zarar vermiş olabiliriz .

Etiketler: ,

Bebeklerde Katı Gıdaya Ne Zaman Geçilmeli?

Bebeklerde Katı Gıdaya Ne Zaman Geçilmeli?Annelerin %40ı bebeklerini erkenden katı gıdayla beslemeye başlıyor. Bu pekçok hatalı bir statü. Bebek sağlığı amaçlı çok ciddi.

Araştırmalara yönelik, erkenden süreci gelmeden katı gıdaya geçtiğimiz bebekler ileride ciddi sıhhatli sorunlarıyla karşılaşıyor.

Süt emzirmenin hariç bebek maması dahil olmak üzere olmak üzere tüm katı beslenmeler 6. ay dolmadan sağlığa aykırı olarak takdir edildi.

Tahıl ayrıntılı gıdalar en sık sık tüketilenler. 4 ila 6 ay aralarında aşılanan bu beslenme düzeni bebeklerin sağlığını bozuyor.
Eğitimli ve profesyonel anneler 6 ay dolana dek bebeklerine sadece anne sütü veriyor. Herkesin bu hale uyması kural.

Aynı şekilde , sosyo uygun fiyat hali iyi olmayan kalan anneler bebeklerine erkenden katı gıda mama ve benzeyen yiyecekler veriyor.

Bu durumun öğrenim, kültür, bilinç, yetişme ve dünya yeri ile uygun fiyat durumla da ilgisi çok yüksek .

Erkenden evvel aylarda katı gıdayla tanışan bebeklerde diyabet ve obezite riski ileride yükseliyor ve görülüyor da. Alerji ve öte sorunlar da cabası.

Her 10 anneden biri de ayrıyeten 4 haftalık dahi olmadan bebeğine katı mama veriyor.

Erkan tanıda 2 kat oranla ayrıyeten pekçok rahatsızlık ve sıkıntı saptanan bebekler anne sütünden değil hazırlıklı mamadan beslenen çocuklardır.

Annelerin sebepleri ise şunlar:

Bebeklerinin katı gıdaya geçmek amaçlı hazırlıklı olduklarını sürenin cazip olduğunu belirtmeleri,

Bebeklerinin pekçok ağlayıp pekçok aç görünmeleri,

Doktor ya da tanıdık tavsiyesi üzerine .

İleride yaşanacak kronik hastalıklar ve bağışıklık sisteminin fit olması amaçlı çabucak aylarda katı gıdaya geçmek yeteri dek.

Etiketler: , ,
/div>
göz enfeksiyonu kütahya vişne fidanı

Sağlık ve Tıp