şifalı bitkiler

AĞIZ KOKUSU

Ağız konusu toplumuzda bir sürü önemsenmekle beraber, eşliğinde ruhsal problemleride getirmektedir. Ağız kokusu türleri, fiziki ve iyileştirme gerektiren patolojik olmak üzere iki kısıma ayrılır. Fiziki ağız kokusu iyileştirme gerektirmezken, patolojik ağız kokusuna iyileştirme gerekiyor.

Ağzı kokan kimse bunun farkında olmayabilir. Diş eti, bademcik iltihapları , diş çürükleri, mide ve bağırsak bozuklukları, kronik sinüsit, akut ro¬matizma, böbrek yetmezliği, şeker rahatsızlığı, akciğer rahatsızlığı, karaciğer yet¬mezliği benzeri dahili bağzı rahatsızlıklar ağız kokusuna sebep olabilmektedir. Bu rahatsızlıklar öncelikle giderilmelidir.

Ağız kokusu ne türlü giderilir?

60 gr civarı ada çayı bir litre suda haşlanıp, süzdükten ardından bununla gargara yapılmalı; bir miktar maydonoz çiğneyip üzerine bir de elma yenilirse, koku bir hayli azalacaktır.

Etiketler: , ,

Diş ve diş eti hastalıklarında bitkisel tedavi

Diş ve diş eti hastalıklarında bitkisel tedavi
DİŞ ETİ KANAMASI : Frambuaz,Böğürtlen, Çoban Çantası, Adaçayı, Cezayir Menekşesi

Yukarıdaki yayınlar incelendiğinde milletçe arasındaki tabirleri ile diş ağrısı, diş apsesi, diş çürümesi, dişeti kanaması, dişeti irini ve dişlerin beyazlatılması amaçlarıyla tahmini 20 ayrı bitkinin beraber veya ayrı ayrı kullanıldığı görülmektedir. Bu amaçlar ile kullanılan bitkilerin adları, kullanım şekilleri ve bitkisel nitelikleri aşağıdadır.

Ebegümeci: (Malva sylvestris L. ) Anadolu.nun anında her kısmında yer alır. %15 yağmur 20 Müsilaj, %7 malvin, % bir glikoz ve esansiyel yağ içeren. Kıtır yapraklarından ele geçirilen lapa dişeti enfeksiyonlarının ağrılarını dindirmek üzere kullanılır.

Kekik: (Thymus vulgaris L.) Çok senelik bir Akdeniz bilgisidir. Uçucu ve kokulu bileşiklere sahiptir. En mühim uçucu yağ bileşikleri thymol ve karvakrol dur. Bununla Beraber cineol, cymol, linelol, borneol, ginen. de içeren.

Karabaş otu, Biberiye ve Çörekotu ile yapılmış olan karışımın diş ağrılarına sıkı geldiğine sıkı geldiğine inanılmaktadır. Bununla Beraber kaynatılmasıyla ele geçirilen sıvıyla gargara inşa edilerek yeniden benzer amaçla kullanılmaktadır. Çiçekli dallarından su buharı distilasyonu ile ele geçirilen uçucu yağ antiseptik amaçlı kullanılmaktadır.

Papatya: (Matricaria chamomilla L.) Anadolu yöresinde anında her alanda yetişir. Asal faktör maddesi chamazulen, terpenik, bisabolol ve matricin.dir. Yaprağı ve çiçekleri kaynatılarak ele geçirilen sıvıyla yapılmış olan gargaranın ağızdan enfeksiyonlara sıkı geldiğine inanılmaktadır.

Adaçayı: (Salvia officinalis L. ) Akdeniz kökenlidir. Ülkemiz.de natürel olarak 90 çeşit Salvia yetişmektedir. En mühim bileşenleri tuyon, sineol, kafur ve borneol.dur. En yaygın tüketimi yapraklarının kaynatılarak çay benzeri içilmesidir fakat infüzyon, dahilen ve gargara formlarında da kullanılır.

Sarımsak: (Allium sativum L. ) Anadolu. da her alanda yetiştirilir. Allicin içeren. Milletçe aralarında anında her hastalıkta kullanılır, dövülmüş formunun diş üst kısmına konduğunda diş ağrısını azalttığına inanılmaktadır.

Andız: (Juniperus drupacea L. ) Anadolu.da, Akdeniz kısmında, Toroslarda yaygın olarak yer alır. Bileşiminde stearopten, alant asidi, alantol, kadinen, triterpen ve fenol bulundurur. Kökünde bununla beraber saponinler, inülin, alkoloitler ve benzoy asitleri belirlemiştir. Köklerinden demlenen çay ve spiritli özütü diş ağrısı ve diş apsesi rehabilitasyonunda yöresel olarak kullanılmaktadır.

Nane: (Mentha piperita L. ) Ülkemizde 70 civarı türü yetişmektedir. Mentol içerenler ve carvon içerenler olarak 2 ana gruba ayrılabilir. Yaprakları ve destilasyonla ele geçirilen uçucu yağı kullanılır. Milletçe aracılığıyla fazladan kurutulan nane yaprakları ateş gibi suda az bir zaman bekletilerek uçucu yağların suya geçmesi sağlanır ve çay halinde içilir. Güçlü içeriğinden ötürü bir takım yörelerde bunun için nane ruhu da denir. Diş ağrısına sıkı geldiğine inanılmaktadır.

Çoban Çantası: (Capsella bursa yağmur pastoris L. Med ) Akdeniz ve Doğu orijinli olsa da Anadolu.nun her kısmında yetişir. Kolin, nikotin, asetilkolin, saponin, içeren. Yapraklarının ve tohumlarının kaynatılmasıyla ele geçirilen sıvıyla gargara yapılmasının diş ağrısını ve dişeti kanamasını azalttığına inanılmaktadır.

Oğulotu: (Melissa officinalis L. ) Akdeniz kökenlidir. Tanen, sitral, sitronellol, linalol içeren. Kuru veya kıtır yaprağından yapılan infüzyonu veya yapraklarının kaynatılmasıyla yapılan çayı diş ağrısına karşın kullanılır.

Sinirli Ot: (Plantago spp. ) Trakya ve 3stanbul da dahil olmak üzere olmak üzere Anadolu’nun her kısmında yetişir. Rinantin, salisilik asit, tanenler ve acicubin içeren. 3nfüzyon ve dekoksiyonunun diş ağrısı ve diş apsesine sıkı geldiğine inanılmaktadır, bununla beraber kıtır Yaprağı direk enfeksiyonlara uygulanmaktadır
Karanfil: (Eugenia caryophyllata Thunb.) Tropik abuhava bölgeleri asıl hayat alanıdır. % 15 yağmur 20 uçucu yağ, %13 tanen, %10 sabit yağ içeren. Çiçek tomurcukları ve çiçek sapları kurutularak kullanılır. Karanfilden ele geçirilen öjenol çağdaş Diş hekimliğinde antiseptik ve analjezik olarak kullanılmaktadır. Kullanılışı ağızda çiğneme veya tanelerinin suda kaynatılıp çayının içilmesi şeklindedir.

Meyan: (Glycyrrhiza glabra L. ) Ege, Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetişir. Glycyrrhizik asit içeren. Diş ağrılarında kökünden ele geçirilen ekstreler, dişlerin beyazlatılmasında ise geyik boynuzu ve mesteki karışımı kullanılır.

Hatmi: (Altaea officinalis L.) Karadeniz ve Trakya bölgelerinde yaygındır. Asparakin, sakkaroz, pektin ve karotin içeren. Çiçek, yaprak, tohum ve kökleri diş iltihaplarında kullanılır.

Söğüt: (Salix spp. ) Anadolu.da dağılmış takdirde 25 türü yer almaktadır. Tanen ve salisilin glikoziti içeren. Kurutulmuş Söğüt kabuklarından yapılan çay dişeti ve dişer ağızdan iltihaplarda kullanılmaktadır.

Afyon(Haşhaş):(Papaver somniferum L. ) Hititlilerden beri Ortada Anadolu.da ekimi yapılmaktadır. Süt olum çağında kapsülleri çizilerek ele geçirilen sakız hâlâ de tıpta ilaç yapımında kullanılmaktadır. Ekimi çok ülkede yasaklanmış veya sınırlanmıştır. Tohumunda alkoloid yapıtı miktarda olduğundan yağı çıkarılır ve baharat olarak da kullanılır. Asıl tesiri analjezikdir.

Cezayir Menekşesi: (Vinca major L. ) Sarılıcı yavaş yükselen gölgeliklerde yetişen sarılıcı bir nebattır. Toprak üstü aksamı, yaprakları ve çiçekleri gölgede kurutularak kullanılır. üstü kısımları vinkamin, izovinkamin, vinkamirin benzeri kanser rehabilitasyonunda kullanılan ilaçların bileşiminde bulunan alkoloidleri içeren.

Mazı: (Thuja orientalis ) Anadolu.da en fazla yetişen türdür.Tohumlar diş etli kısmıyla beraber süt olumunda gölgede kurutulur veya yalnızca tohumlar tamamıyla olgunlaştıktan hemen ardından minik kozalakların içinden çıkarılır ve her 2 şekliyle de öğütülerek kullanılır. Diş ağrılarına karşın haricen kullanılır.

Etiketler: , ,

Böğürtlenli diş tozu tarifi

  Böğürtlenli diş tozu tarifi
Malzemeler
1 fincan nasihatilmiş böğürtlen kökü
1 fincan kurutulmuş ve nasihatilmiş böğürlen yaprağı
½ fincan karbonat (toz takdirde içme sodası)
Az miktarda kurutulmuş ve ögütülmüş nane

Hazırlanışı
Öğütülmüş nebatlar tek kapta iyice karıştırın daha daha sonra sodayı ekleyerekte karıştırın. Yapılan toz karışım boş tek ilaç kutusunda muhafaza edilebilir. Bu karışımla dişlerininzi günlük bir defa fırçaladınızda dişlerinizdeki farkedilir beyazlığı göreceksiniz.

Etiketler: , ,
adana masaj salonu kütahya vişne fidanı