şifalı bitkiler

Kuş Kanadı Hastalığı

Kuş Kanadı Hastalığı
Gözün uzunca zaman güneşin ultraviole (UV) ışınlarına, kuru gökyüzü ve toza maruz kalması neticesi alana gelen, milletçe aralarında kuşkanadı veya et yürümesi diye bilinen pterygium rahatsızlığı kış aylarında…

Yaz aylarında güneşli ve açık havalarda gözümüzü muhafaza etmek güneş gözlüğümüzü tek an olsun yanımızdan ayırmayız ancak kış gelince güneş gözlüklerimiz de kışlık giysilerimiz benzeri rafa kalkar.
Oysa yazın alana geldiği civarı kış mevsiminde da güneşin ultraviole ışınlarının gözü tehdit ettiğini biliyor muydunuz?

Gözün uzunca zaman güneşin ultraviole (UV) ışınlarına, kuru gökyüzü ve toza maruz kalması neticesi alana gelen, milletçe aralarında kuşkanadı veya et yürümesi diye bilinen pterygium rahatsızlığı kış aylarında da gözü tehdit etmekte. Hastalığın kış aylarında da görülme sıklığının fazla meydana geldiğini söyleyen Dünyagöz Etiler Hastanesi’nden Op. Dr. Melike Gedar, “Kuşkanadı rahatsızlığı veya et yürümesi diye bilinen pterygium rahatsızlığı gözün beyaz bölümünü örten zarın kalınlaşması ve kornea (gözün şeffaf kısmı) üst kısmına gerçek ilerleyerek büyümesidir. Pterygium kalınlaştıkça popüler kırmızılık ve batma benzeri rahatsızlıklara sokak açar. Sonunda korneanın düzgün yüzeyini değiştirerek görme bozukluklarına, özellikle de astigmatizmaya, ne nedenle olur. Tek Sürü ileri olaylarda gözbebeğini kapatarak hastanın görmesini tamamıyla bloke eder” diye konuştu .

BALIK AVLARKEN GÖZE DİKKAT!

Kuşkanadı hastalığın çoğu zaman Ülkemiz benzeri derhal hemen 4 mevsim güneş ışığının noksan alana gelmediği ve karlı ülkelerde görüldüğünü belirten Op. Dr. Gedar, şu şekilde konuştu: “Hastalığın oluşmasındaki öncelikli ne nedenle, gözün UV ışınlarına fazla maruz kalması. Rahatsızlık ateş gibi ve güneşli iklimleri seviyor. Ülkemiz’de Akdeniz ve Güneydoğu bölgelerinde öbür bölgelere nispeten daha sık sık rastlanıyor. Tek öbür ne nedenle ise, kuru gökyüzü ve tozlu ortamlar. Sörf sporu yapan veya balık avlamaya fazla zaman harcayan kişilerde hem tek UV ışınlarına hem tek de tozlu ortamlara uzunca zaman maruz kalmaları sebebiyle pterygium oluşma olasılığı yüksektir.”

KIŞIN GÜNEŞ GÖZLÜĞÜNÜ İHMAL ETMEYİN!

Kuşkanadından korunmak için senenin her çağında güneş gözlüğü kullanmak gerektiğini belirten Op. Dr. Gedar, “Pterygiumdan sığınmanın en güzel yöntemi UV 400 korumalı güneş gözlüklerini güneşli açık havada, karlı havalarda da itinalı olarak kullanmak. Güneş gözlüklerinin göz etrafı ten dokusu ile gözlük çerçevesi aralarında kapsamı geniş boşluk olanlar mahaline göz etrafında olan tasarımla yapılmış olanlara seçim edilmelidir. Kapsamı Geniş siperli şapka takmak ek savunma sağlayacaktır” halinde sohbet etti.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kuşkanadı hastalığının, hafif olaylarda yapay gözyaşı damlalarla giderilebildiğini dile getiren Op. Dr. Gedar, göz damlalarına kıyasla gözdeki kızarıklık, irritasyon, bulanık görme yakıntıları aynı ritimde devam etmesi veya pterygiumun devamlı büyümesi sebebiyle görmenin düşmesi halinde cerrahi işlem inşa edilmesi gerektiğini belirtti. Op. Dr. Gedar, tedavi etme yöntemi ile ilgilenen şu verileri verdi:

“Pterygium cerrahisinde kornea üst kısmına ilerleyen bu anormal doku kornea (şeffaf tabaka) ve sklera (gözün beyaz kısmı) üzerinden temizlenir. Hastalığın tek daha nüksetme oranını en aza indiren konjunktival otogreft yöntemiyle pterygium dokusu temizlenir, kornea şeffaf duruma getirilir, pterygiumun alındığı yerdeki boş sahaya üst kapak altından edinilen konjunktiva ( gözün beyaz bölümünü saran zar dokusu) dokusu nakledilir. Bu cerrahi metot eskiyen yönteme göre daha çok cerrahi tecrübe ve yetenek gerektirir. Nakledilen konjunktiva, pterygiumun alındığı meydanda bariyer misyonu görerek tekrardan pterygium dokusunun gelişmesini engeller. Bu sahaya tek sürü ince dikişlerle tutturulur. Bu dikişler bir hafta civarı batma hissine ne nedenle olsa da spontane eriyerek kaybolurlar. Operasyon sonrasında 2-3 hafta arasında göz normal haline geriye döner. “

Etiketler: , ,

Kuş Kanadı Hastalığı

Kuş Kanadı Hastalığı
Gözün uzunca zaman güneşin ultraviole ( UV ) ışınlarına , kuru gökyüzü ve toza maruz kalması neticesi alana gelen , milletçe aralarında kuşkanadı veya et yürümesi diye bilinen pterygium rahatsızlığı kış aylarında . . .

Yaz aylarında güneşli ve açık havalarda gözümüzü muhafaza etmek güneş gözlüğümüzü tek an olsun yanımızdan ayırmayız ancak kış gelince güneş gözlüklerimiz de kışlık giysilerimiz benzeri rafa kalkar .
Oysa yazın alana geldiği civarı kış mevsiminde da güneşin ultraviole ışınlarının gözü tehdit ettiğini biliyor muydunuz?

Gözün uzunca zaman güneşin ultraviole ( UV ) ışınlarına , kuru gökyüzü ve toza maruz kalması neticesi alana gelen , milletçe aralarında kuşkanadı veya et yürümesi diye bilinen pterygium rahatsızlığı kış aylarında da gözü tehdit etmekte . Hastalığın kış aylarında da görülme sıklığının fazla meydana geldiğini söyleyen Dünyagöz Etiler Hastanesi’nden Op . Dr . Melike Gedar , ” Kuşkanadı rahatsızlığı veya et yürümesi diye bilinen pterygium rahatsızlığı gözün beyaz bölümünü örten zarın kalınlaşması ve kornea ( gözün şeffaf kısmı ) üst kısmına gerçek ilerleyerek büyümesidir . Pterygium kalınlaştıkça popüler kırmızılık ve batma benzeri rahatsızlıklara sokak açar . Sonunda korneanın düzgün yüzeyini değiştirerek görme bozukluklarına , özellikle de astigmatizmaya , ne nedenle olur . Tek Sürü ileri olaylarda gözbebeğini kapatarak hastanın görmesini tamamıyla bloke eder ” diye konuştu .

BALIK AVLARKEN GÖZE DİKKAT!

Kuşkanadı hastalığın çoğu zaman Ülkemiz benzeri derhal hemen 4 mevsim güneş ışığının noksan alana gelmediği ve karlı ülkelerde görüldüğünü belirten Op . Dr . Gedar , şu şekilde konuştu: ” Hastalığın oluşmasındaki öncelikli ne nedenle , gözün UV ışınlarına fazla maruz kalması . Rahatsızlık ateş gibi ve güneşli iklimleri seviyor . Ülkemiz’de Akdeniz ve Güneydoğu bölgelerinde öbür bölgelere nispeten daha sık sık rastlanıyor . Tek öbür ne nedenle ise , kuru gökyüzü ve tozlu ortamlar . Sörf sporu yapan veya balık avlamaya fazla zaman harcayan kişilerde hem tek UV ışınlarına hem tek de tozlu ortamlara uzunca zaman maruz kalmaları sebebiyle pterygium oluşma olasılığı yüksektir . ”

KIŞIN GÜNEŞ GÖZLÜĞÜNÜ İHMAL ETMEYİN!

Kuşkanadından korunmak için senenin her çağında güneş gözlüğü kullanmak gerektiğini belirten Op . Dr . Gedar , ” Pterygiumdan sığınmanın en güzel yöntemi UV 400 korumalı güneş gözlüklerini güneşli açık havada , karlı havalarda da itinalı olarak kullanmak . Güneş gözlüklerinin göz etrafı ten dokusu ile gözlük çerçevesi aralarında kapsamı geniş boşluk olanlar mahaline göz etrafında olan tasarımla yapılmış olanlara seçim edilmelidir . Kapsamı Geniş siperli şapka takmak ek savunma sağlayacaktır ” halinde sohbet etti .

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kuşkanadı hastalığının , hafif olaylarda yapay gözyaşı damlalarla giderilebildiğini dile getiren Op . Dr . Gedar , göz damlalarına kıyasla gözdeki kızarıklık , irritasyon , bulanık görme yakıntıları aynı ritimde devam etmesi veya pterygiumun devamlı büyümesi sebebiyle görmenin düşmesi halinde cerrahi işlem inşa edilmesi gerektiğini belirtti . Op . Dr . Gedar , tedavi etme yöntemi ile ilgilenen şu verileri verdi:

” Pterygium cerrahisinde kornea üst kısmına ilerleyen bu anormal doku kornea ( şeffaf tabaka ) ve sklera ( gözün beyaz kısmı ) üzerinden temizlenir . Hastalığın tek daha nüksetme oranını en aza indiren konjunktival otogreft yöntemiyle pterygium dokusu temizlenir , kornea şeffaf duruma getirilir , pterygiumun alındığı yerdeki boş sahaya üst kapak altından edinilen konjunktiva ( gözün beyaz bölümünü saran zar dokusu ) dokusu nakledilir . Bu cerrahi metot eskiyen yönteme göre daha çok cerrahi tecrübe ve yetenek gerektirir . Nakledilen konjunktiva , pterygiumun alındığı meydanda bariyer misyonu görerek tekrardan pterygium dokusunun gelişmesini engeller . Bu sahaya tek sürü ince dikişlerle tutturulur . Bu dikişler bir hafta civarı batma hissine ne nedenle olsa da spontane eriyerek kaybolurlar . Operasyon sonrasında 2 – 3 hafta arasında göz normal haline geriye döner . “

Etiketler: , ,

Ayak Mantarı


Ayaklarda görülen en büyük meselelerde biride ayak mantarıdır.Kokusu olsun tatlı talı kaşıntısı olsun bu hale sahip alana gelen fertlerin çektikleri problemlerdendir…

Ayak mantarları dermofit adlı canlıların ayaklarda yolaçtığı enfeksiyondur. Ölü deri hücresinin üst kısmına yerleşen bu mantarlar çoğu zaman ayak parmakları arasına yerleşir. Epeyce bulaşıcı bir deri sorunu olarak karşımıza çıkar.
Ayak mantarlarının en sık sık görülen belirtisi parmak aralarındaki kaşıntıdır. Nemli olan ayak yüzeylerinde beyaz lezyonlar oluşur. Yanma hissi , kabarcıklar ve iltihaplanma kaşıntıyı takip eder ve kızarıklıkla beraber keskin koku hale eşlik edebilir.
Mantar gelişimi amaçlı nem en mühim etkendir. Ayakların nemli olduğu tüm yüzeylerde bulaşabilir.Ö rneğin duş, banyo, yüzme havuzu benzeri yerlerde sık sık bulunup bulaşabilir. Çorap ve ayakkabı paylaşımı ya da evcil hayvanlarla temas yoluyla bulaşabilir.

Mantar sorunu olanlar dik maya içeriği alana gelen mahsulleri yememeli, içki, şeker ve gazlı içecekleri azaltarak, sıhhatli hububat içerir bir rejim izlemelidir. Kıtır sebze ve meyveler tüketilmeli, kızarmış ve yağlı gıdalardan kaçınılmalıdır.
Mantar oluşumunu engellemek ve rehabilitasyonu kısaltmak amaçlı ayaklar her an kuru tutulmalıdır. havlu mahaline saç kurutma makinesi kullanmak ve parmak araları amaçlı terlemeyi önleyici losyonlar kullanmak faydalı olmaktadır. Çoraplar pamuklu olmalı, ayakkabılar pamuk ya da nemi emecek kağıt bazlı bir madde ile temizlenmelidir. Ayakkabı seçiminde natürel maddeler tercih edilmeli, ayak temizliğinde natürel sabun faydalanılarak parfümlü ve boyalı temizleyici ve sabunlardan kaçınılmalıdır. Ayakkabılar iyi olmamalı ve olabildiğince açık – gökyüzü alan ayakkabılar kullanılmalıdır. Halka açık yerlerde çıplak ayakla gezilmemelidir.
Ayak mantarını gidermek amaçlı tavsiye edilen çözümler:
Yüzeyi mantar alana gelen alanları sarımsak ile ovarak 5 dk beklemek ve ayakları yıkayarak iyice kurulamak gerekir. İşlem günlük tekrarlanmalıdır.
Dörtte bir oranında elma sirkesi eklenmiş ılık suda ayakları bekleterek yıkayın ve kurulayın.
Mantarlı alanlara çay yağı sürülmelidir.
3 dal kıtır fesleğen su ile blenderdan geçirilir. Ateş Gibi suya eklenerek ayakları 30 dk içerisinde bekletilir.
1 litre kaynamış suyun içerisine bir tatlı kaşığı tarçın eklenerek ayaklar banyo yapılır.
Kabartma tozunun içerisine su damlatılarak bir hamur yapılır ve mantarlı bölgelere sıvanarak 15 dk bekletilerek ayaklar yıkanır.
Ayak aralarına mısır nişastası serpmek kaşıntıyı ve nemi alır.
Her erken sarımsak yutulur.
Kabarma ve kaşıntıyı geçirmek amaçlı lavanta yağı kullanılır.

Ayakları ılık çay banyosuna sokun. Çayda mantar öldürücü tannik asit yer almaktadır ve bununla beraber kaşıntıyı engeller.

Sıcak suyun içerisine 2 damla kekik, 2-3 damla çay ağacı yağı, 2-3 damla sardunya yağı eklenerek ayaklar bu suda bekletilir.

Etiketler: , ,

Misvakin Faydaları

Misvakin Faydaları
İkisenekliler sınıfına ilişkin salva doraceae familyasındandır. Doğu Afrikadan Hindistan’a kadar uzanan yörelerde yetişir.

Misvak(Salvadora persica / Toothbrush tree ); İkiçenekliler sınıfına ilişkin salva doraceae familyasındandır. Doğu Afrikadan Hindistan’a kadar uzanan yörelerde yetişir.

Küçük bir step ağacı türüdür. Odununun çok lifli bir yapısı vardır. Dallarının ucunda yer alan kısım diş fırçası olarak kullanılır. Meyvesi de yenebilmektedir.

Yararları: Misvak dişleri temizler. Diş etlerini güçlenlendirir. Ağız kokusunu giderici özelliği vardır.

Etiketler: , ,

Uykusuzluğa İyi Gelen Bitkiler

Uykusuzluğa İyi Gelen Bitkiler

Papatya Çayı :Sizi yatağa keyifli tek biçimde yatıracak tek çay. Sakinleştirici özelliği yardımıyla papatya çayı, endişeli ve sinirli tek bünyenin en güzel panzehiridir.Hazırlanışı :Bir tatlı kaşığı dolusu papatya çiçeğini, ortada boy tek su bardağı dolusu kaynar suda haşlayın. Fakat kaynatmamaya uyarı edin. Çayı 8-10 dk süresince, üzerini kapakla kapatarak demledikten ardından, süzün. Gün Içerisinde bir veyahut 2 fincan tüketmekde yarar vardır.

Sarı Kantarron Çayı :Sarı Kantaron- Hazmı kolaylaştırıyor- Mide yanmalarına iyi geliyor- Coşkusu yatıştırıyor- Uykusuzluk halinde rahatlatıcı tesiri var- Kendinizi ek olarak iyi hissetmenize sponsor- Sarı Kantaron’dan yapılan eriyik yaralarda yanıklarda, dış olarak kullanılabilir.

Nane Çayı :Hafif antiseptik özelliği var- Mide bulantılarına karşın gösterişli- Koku veriyor- Ferahlatıyor- Çarpıntıya iyi geliyor- Ilgisiz algınlıklarında tavsiye ediliyor- Öfke sisteminde yatıştırıcı etki inşa ederek uyku problemlerine sponsor oldu.

Melisa Çayı :Antiseptik özelliği var- Gerginliği alır, uyumaya sponsor olabilir- Gazı karşılar- Terlemeyi sağlıyor- Mideyi rahatlatır, hazmı düzenlerKişniş- Gaz gideriyor- Hazmı kolaylaştırıyor.

Kuşburnu Çayı :C vitamini içeriyor- Kabızlığın giderilmesine sponsor oldu- Kuvvet kazandırıyor- Öksürüğe iyi geliyor- Alerji egzama ve hemoroide karşın yararlıIhlamur- Öksürüğe iyi geliyor- Yatıştırıcı tesiri var- Çarpıntıya iyi geliyor, deşarj oluyor – Uykusuzluk problemine sponsor oldu- Mideye iyi geliyor- Balgam söktürücü tesiri var.

Ihlamur Çayı :Ihlamurun içerisinde uçucu yağ, tanen, şeker, C vitamini, reçine ve enzimler de yer alıyor. Mide şikayeti olanlar, ıhlamuru tek başına kaynatıp içerse hazmı kolaylaştırır. Ihlamurun içerisine belli bir süre kekik, nane ve rezene katıp kaynatıp içerseniz hem tek mide yanmalarına, hem tek de bulantıya iyi ciro. Kan dolaşımını tertip eden, kramplara iyi iştirak eden, migrene birebir var olan ıhlamurdan kabızlıkta da yararlanabilirsiniz.

Oğulotu Çayı : 2-3 çay kaşığı dolusu ince kıyılmış oğulotunu, bir bardak kaynar suyla haşlayın, 8-10 dk demledikten ardından süzün. Balla tatlandırarak gün içerisinde 2-3 fincan içebilirsiniz.

Bunların hariç Kediotu, şerbetçiotu, lavanta,melisa, papatya ve oğulotunu yatmadan öncesinde yağ olarak yastığınıza damlatabilir güzel kokularından faydalanabilirsiniz.

Etiketler: , ,
/div>
göz enfeksiyonu kütahya vişne fidanı

Sağlık ve Tıp