şifalı bitkiler


Çocuğunuza ceza değil ödül verin

cocuklari-nasil-sevmeli-229x200

Anne babalar, çocuklarının istenmediği davranışlarını nasıl değiştirmeli? Psikolog Nazende Ceren Öksüz, tavsiyelerde bulunuyor…

Türkiye, servise binmediği için arabasının arkasına çocuğunu bağlayan anneyi konuşuyor. Üsküdar Üniversitesi NPISTANBUL Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Nazende Ceren Öksüz, çocukların davranışlarını ceza yerine ödülle değiştirileceğini söylüyor.

Üsküdar Üniversitesi NPISTANBUL Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Nazende Ceren Öksüz, çocukların davranışlarının ceza ile değiştirilemeyeceğini belirterek, “Bir çocuğun davranışını değiştirme, şekillendirme dediğimiz şey ceza ile gerçekleşmez. Ceza ile bir çocuğun davranışlarını değiştiremeyiz. Olumlu davranışlarını ödülle pekiştirerek değiştirebiliriz” diyor.

Davranışa neden olan etken bulunmalı

Öksüz, eğer bir çocuk servise binmek istemiyorsa onun nasıl servise bindirileceği düşünülmeden önce neden binmek istemediğine bakılması gerektiğini kaydederek, şunları söylüyor:

“Çocuk nasıl bir ortama gidiyor ki okula gitmek istemiyor. Belki ev ortamında çok fazla ödül değeri taşıyan şey vardır ve okuldaki kurallardan kaçıyordur. Belki de okulda bizim bilmediğimiz bir şey oluyordur ve o nedenle girmek istemiyordur.”

Ebeveynler kendi tutumlarını gözden geçirmeli

Yemek yeme ve diğer davranışlar için de aynı şeyin geçerli olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Nazende Ceren Öksüz, önce sebeplerinin araştırmasını ve anne babanın kendi tutumlarını gözden geçirmesini öneriyor.

Öksüz, cezaların çocukta bıraktığı izleri ise “Çocukken yaşanılan ve vücut bütünlüğüne yönelik tehdit anlamı içeren durumlar çocuğun ileriki yaşamında kuracağı yakın ilişkilerde çok olumsuz etkileri olabilir” diyerek özetliyor. Çocukların en çok güvendikleri ve bağlanma figürleri olan anne babalarının yarattığı travmanın izlerinin derin olacağının altını çizen Öksüz, çocukta ileride psikolojik rahatsızlıklar gelişmemesi için profesyonel bir yardım alması gerektiğini söylüyor.

Stres altındaysanız rahatlamak için size 9 önerimiz var

stres-sonuc

Hayatınız ne kadar mükemmel olursa olsun bazen işler çığırından çıkabilir.

Mesaj atmayın, arayın

Telefonda birinin sesini duymak, stres seviyesini düşürür ve vücutta oksitosin hormonunun üretilmesine neden olur. Mesaj ise aynı etkiyi yaratmaz.

Turunçgillerden faydalanın

Portakal ya da greyfurt yemek, hatta çayınıza biraz limon eklemek, ruh halinizi düzeltir.

Gülümseyin

Gülümsemek, sizi rahatlatır. Gülümseyen insanların kalp atışı yavaşlar ve kendilerini daha rahat hisseder.

Muhteşem bir deneyim yaşayın

Muhteşem bir deneyim yaşamak (Kuzey ışıklarını izlemek, yüksek bir binanın tepesinden bakmak ya da gün batımını izlemek) sizi daha mutlu kılar.

Kelimelerinize dikkat edin

Olumsuz ruh hali bulaşıcıdır. Çevrenizde olumsuz insanlar olursa bu durumdan siz de etkilenirsiniz. Ruh haliniz, kelimeleriniz, yaşam tarzınız hep olumlu olsun.

Aydınlatmaya dikkat

Tepeden gelen sert bir ışık kendinizi rahatsız hissetmenize neden olabilir. Yumuşak aydınlatmalar sizi sakinleştirir.

Arkadaşlarınızla kahve için

Arkadaşlarla içilen kahvenin stres seviyesini düşürdüğü, yapılan çalışmalarla ortaya çıkmıştır. Bu yüzden kahvenizi tek başınıza değil bir arkadaşınızla için.

Kısa bir antrenmana ne dersiniz?

Araştırmalara göre, kısa ama yoğun yapılan bir antrenmanın stres üzerinde çok etkisi var. Bu nedenle 1 saat yoga yapmak yerine 20 dakika koşmak, stres üzerinde daha etkili.

Dokunun

Sevgilinizi öpün ya da arkadaşınıza sarılın. Kısa bir fiziksel temas bile kan basıncını düşürür ve kendinizi daha sakin hissedersiniz.

Balık ve balık yağı, alerjik hastalıklardan koruyor

Orzaks Medikal Direktörü İç Hastalıkları Uzmanı Dr . Lütfi Hocaoğlu , omega 3 istikametinden zengin meydana iştirak eden balığın alerjik hastalıklara ve astıma rağmen savunduğunu ifade etti .

Zeka gelişimi , kalp damar sıhhati , bağışıklık sistemi ve çok kronik hastalığın rehabilitasyonunda mühim oyun oynayan omega 3 yağ asitleri , alerjik hastalıkların önlenmesinde mühim oyun oynuyor . Ilgisiz sularda yetişen balıklarda ek olarak bulunan Omega 3 , bağışıklık sistemini destekleyerek enbaşta astım olmak üzere alerjik hastalıkların ( besin alerjisi , atopik dermatit ) anneden bebeğe geçişini engelliyor . Alerjik hastalıklar ve beslenme ilişkisi üst kısmına bir izah yapan Orzaks Medikal Direktörü İç Hastalıkları Uzmanı Dr . Lütfi Hocaoğlu , hamileyken omega 3 istikametinden zengin gıdalar tüketen ve omega 3 dayanak mahsulleri kullanan annelerin çocuklarında alerjik rahatsızlık riskinin daha düşük olduğuna uyarı çekti . Kadın adaylarının hamilelikleri boyunca tükettikleri omega 3 istikametinden zengin gıdalarla bebeklerinde alerjik rahatsızlık ve astım gelişme rizikosu aralarında ilişki olduğunu kaydeden Dr . Hocaoğlu , ” Gebelik çağında bilhassa omega 3 istikametinden zengin balık tüketen ve dayanak mahsulleri kullanan astımlı annelerin bebeklerinde astım ve alerjik rahatsızlık rizikosu yüksek oranda azalıyor . Özelikle ton balığı , uskumru ve hamsi benzeri yağlı balıkların mağlup olması ve omega 3 yağ asitlerini zengin oranda barındıran balık yağlarının tüketimi , kadın adayları amaçlı büyük önem taşıyor . Kadın adaylarının haftada en az 2 kere temiz sularda avlanmış balıkları yemeleri ya da eczanelerde satılan omega 3 dayanak mahsulleri tüketmeleri gerekmektedir . Çünkü edinilen omega 3 ölçüsü arttıkça çocuktaki alerjik hastalıklara yakalanma rizikosu de bunun için paralel olarak azalıyor ” diye konuştu .

Balık etini kımetli kılan unsurun yüksek kalifiye protein ve öbür besinlerin yanında omega 3 yağ asitleri içermesinden kaynaklandığını bahseden Dr . Lütfi Hocaoğlu şunları söyledi:

” Ton balığı ve somon benzeri ilgisiz sularda hayatını sürdüren balıklar bu bakımdan daha değerlidirler . Omega 3 yağ asitleri , irin önleyici tesire sahipler . Astım da alerjik iltihaplı bir rahatsızlık meydana geldiği amaçlı omega 3 yağ asitleri bronşlarda inflamasyon ( irin ) oluşumunu , buna bağlı olarak da astımın meydana çıkmasını önlüyor . Ancak ülkemizde bu çeşit balıkların taz eolarak tüketimi az olmaktadır . Bununla Birlikte balıkların içerebileceği zor metal riskinden nazaran temiz sulardan avlanan balıklar seçim edilmelidir . Bu nedenlerden nazaran kadın adayları eczanelerde satılan , kaynağına güvenilir omega 3 dayanak mahsulleri kullanabilirler . ”

Dr . Lütfi Hocaoğlu , kıtır balık mahaline derin dondurucularda saklanan işlenmiş balık yiyen annelerin bebeklerinde ise astım riskinin daha yüksek olduğuna uyarı çekti . Derin dondurucularda saklanan işlenmiş balıkların omega 6 yağ asitleri içerdiğini ifade eden Dr . Hocaoğlu , ” Omega 6 yağ asitleri rastgele bir irin önleyici tesire sahip olmadıkları benzeri iltihabın ilerlemesine bile ne nedenle olabiliyorlar ” diye sohbet etti .

Doğal Güzellik Mucizeleri

Görsel basının da etkisiyle, doğal bakım ürünlerine dönüş trendi yaşanmakta. Özellikle, halk  tarafından beğenilen yerli ve yabancı sanatçıların da doğal bakım ürünlerinden yana açıklamalar yapıyor olması, insanları, bu yönde doğru daha eğimli kılmakta. Bu yazımızda, doğal bakım ürünlerinden yararlanak isteyenler için, bir kaç önerimiz vardır.Kullandığınızda faydasını görcek siniz basıt ve evde herkezin yapabilceği maskelerdir.

* DİŞ MACUNU : Diş macununun içindeki benzoil peroksit, cilt lekelerini temzilemeye yardım ediyor. Jel olmayan naneli bir diş macunu bu işlem için çok uygun olacaktır. Diş macununu, avucunuza alarak, birkaç damla ılık suyla karıştırın. Bu karışımı lekelerin üzerine sürerek beş dakika bekletin. Sonrada soğuk suyla güzelce yıkayın.
* CHİLLİ BİBERİ :Kırmızı acı biberi dudaklara sürmek dudaklardaki kolajen yapısını uyarıp, dudakları dolgunlaştırıyor. Yani anlayacağınız, doğal botoks vazifesi görüyor.
* BAL : Dünyanın bilinen en eski nemlendirme yöntemi olan bal, cildin bir numaralı dostu. Cildi temizliyor, dinlendiriyor, pürüzsüzleştirip, nem dengesini sağlıyor.
* DENİZ TUZU : Deniz tuzunu, ıslak cildin üzerinde kullanmak, cildi ölü derilerden arındırıyor, en iyi peelingten daha çok işe yarıyor.
* LİMON : Limon dilimleri cildin rengini açıp, ciltteki renk farklılılarını ortadan kaldırıyor. Susam, vanilya ya da kayısı yağı ile de karıştırıp uygulanabiliyor.
* ÇAY : Sıcak suda bekletilip soğutulmuş çay poşetlerini, 10 dakika boyunca gözlerin üzerinde tutmak, gözlerdeki şişkinliği ve gözaltı torbalarının oluşmasını engelliyor.
* PATATES : Gözlerin üzerine, 10 dakika patates dilimleri kapamak, gözdeki mor halkaları yok ediyor.

Kaş Kalınlaştırma Yöntemleri?

Bir kadının bakışlarının çarpıcı olmasını sağlayan kuşkusuz ki kaşlarıdır. Üzgün, masum, sevinçli, sinirli, hırçın vb. ifadeleri yansıtmanızı kaşlarınız sağlar. Son dönemlerin modası ve basit basit da vazgeçilmeyecek olan kalın kaşlar sizin hem daha doğal hem de daha genç görünmenize yardımcı oluyor. Peki şimdiye kadar kaşlarınızı yay gibi incecik aldınız ve bu yoldan dönmek için çözümler mi arıyorsunuz? Cevabı bizde. Gür ve kalın kaşlara kavuşmak aslında zor değil. Tek yapmanız gereken sabırlı olmanız ve size anlatacağımız teknikleri derli toplu olarak uygulamanız.
Öncelikle kaşlarınızın kalın ve gür olması için günlük hayatta dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Günde 8 bardak su içmelisiniz.
Bol lif içeren sebzeler tüketmelisiniz.
Kaşlarınıza sıcak ağda veya cımbız kullanmamalısınız.
A, C, B3 ve E vitaminini derli toplu olarak almanız gerekiyor.
Sarımsak İle Kaş Kalınlaştırma Yöntemi
Kaşların kalınlaşmasını ve gürleşmesini sağlayan en etkili teknik sarımsaktır. Öncelikle kullanmadığınız bir diş fırçası sayesinde kaşlarınızın çıkış yönüne doğru masaj yapıp, kaş diplerini biraz kızartıyorsunuz. Bu prosedür maskenin daha etkili olmasını sağlar. 1 veya 2 diş sarımsağı havanda ezdikten sonra biraz zeytinyağı ile krem haline getirerek kaşlarınıza maske gibi uyguluyorsunuz. Yarım saat bekledikten sonra yıkayıp sabunlayabilirsiniz. Bu uygulamada gözleriniz çok yandığı için sırtüstü pozisyonda biraz şekerleme yapmak hiç fena fikir değil. Bu maskeyi haftada 1 kez yapabilirsiniz.
Maske ile uğraşmak biraz eziyet gelmiş olabilir ancak en etkili tekniğin bu olduğunu yeniden hatırlatalım. Sarımsak ile ilgili diğer bir teknik ise 1 diş sarımsağı ikiye bölün. Yarısını sol kaşınız, yarısını sağ kaşınız için kullanacaksanız. Sarımsağın iç kısımlarını kaşlarınızın çıkış yönüne sürerek masaj yapıyorsunuz. Sarımsağı kaşınıza sürerken iyice bastırarak içindeki suyun da çıkıp bölgeye nüfus etmesini sağlamalısınız. Daha sonra az miktar zeytinyağını cezvede ısıtarak kaşlarınıza kulak temizleme çubuğuyla sürüyorsunuz. Bu prosedürü her gece yatmadan önce yapmalısınız. Sabah kalktığınızda kaşlarınızı sabunla yıkayın. Sarımsak kokusundan çok rahatsız oluyorsanız sarımsak yağı ile zeytinyağını karıştırarak da aynı prosedürü yapabilirsiniz.
Bitkisel Yağlarla Kaş Kalınlaştırma Yöntemi
Kulak temizleme çubuğu veya parmaklarınız sayesinde zeytinyağı, hint yağı, fındık yağı, badem yağı, çörek otu yağı veya E vitamini yağı ile günde iki kez uygulama yaparsanız kaşlarınız hem uzayacak hem de gürleşecektir. Bu yağlar kaş köklerini güçlendirir ve uzamasını hızlandırır. Kaşlara bitkisel yağ uygularken hangi yağı kullandığınız oldukça önemlidir. Çünkü bazı yağlar kaş köklerinim incelmesine ve kaşların dökülmesine neden olur.
Nemlendirici İle Kaşları Kalınlaştırma Yöntemi
Kaşların kalınlaşması için üretilen nemlemdiriciler piyasada mecvuttur. Bu tür nemlendiricilerden alabilir veya kendi yağlı bir nemlendiricinizi kullanabilmeniz mümkün. Her gece yatmadan önce nemlendiricinizi kaşlarınıza sürün. Bir süre sonra kaşlarınızı çıktığını farkedeceksiniz.
Fındık İle Kaşları Kalınlaştırma Yöntemi
1 adet fındığı ikiye kırarak tavada ısıtın. Isınan fındığın bir yarısını sol kaşınıza diğer yarısını sağ kaşınıza masaj yaparak kaşların çıkış yönüne doğru sürün. Fındığı ısıtarak uygulanan bu teknik de kaşlar için son derece yararlıdır.
Vazelin İle Kaşları Kalınlaştırma Yöntemi
Bitkisel yağlarda olduğu gibi vazelini de aynı biçimde uygulayabilirsiniz. Vazelin, kaşları kalınlaştırma ve gürleştirme özelliğini sunantir.
Şimdiye kadar anlattığımız doğal teknikler kaşlarınızın kalıcı olarak kalınlaşmasını sağlayan ama uzun süre uygulanması gereken tekniklerdir. Bir de basit ve geçici çözümler vardır.
Makyaj Teknikleri İle Kaş Kalınlaştırma Yöntemi
Kadınların en fazla tercih ettiği teknikler biridir. Makyajınızı bitirdikten sonra son prosedür olarak kaşlarınızı doldurabilirsiniz. Kendi yüz biçiminize makul olan bir kaş modeli seçmeniz gerekiyor. Kaş kalemleri, kaş farları veya kaş rimelleri ile hoş bakışlara kavuşabilirsiniz. Tabi ki bu geçici bir teknikdir.
Kaş Kontürü İle Kaş Kalınlaştırma Yöntemi
Bu teknik doğallığı seven bayanların tercih edebileceği bir teknik değildir. Ancak hiç kaşı olmayan kadınlar tercih edebilirler. Bu teknikde kaşlar olmasından daha koyu ve çevresi yapay olduğu için belirgin bir biçimde ortaya çıkar.

British Estetik Adana masaj salonu

Sağlık ve Tıp